Türkçe Anlamı ve Örnek Cümleler

1. (bir şeyi) söndürmek

- You can't smoke in here. Put that cigarette out, please.
- They tried to put out the fire themselves.
- The paper caught fire, but thankfully we managed to put it out.
- It was late at night before the blaze was finally put out.

2. (birine) Rahatsızlık vermek, zahmet vermek

- I didn't want to put my aunt out, so I only stayed one night with her.
- I'd love a cup of tea, if it doesn't put you out too much.
- Would it put your parents out if we brought the kids with us?

Önceki
Önceki Konu:
Leave Out
Sonraki
Sonraki Konu:
Run Out Of

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
© 2015 Kelime Bilgisi
Coğrafya